30 Haziran 2009 Salı

Erkek Olmanın Dayanılmaz Keyfi


Geçenlerde mail geldi arkadaşımdan hoşuma gitti.Normalde biraz daha uzundu ama kısalttım kendimce.Okudukça şükrediyorum erkek olduğuma meğer kız olmak ne zormuş:)

Erkek Olmanın Dayanılmaz Keyfi
* Kolundaki, bacağındaki tüyleri mütemadiyen aldırmak zorunda değilsin.
* Bıyıkların utanç değil, çoğu zaman övünç kaynağıdır.
* Beş günlük tatil için ufak bir çanta yeter.
* Her kavanozu tek başına açma kabiliyetine sahipsin.
* Makyaj tazeleme sorunun olmadığı için zırt pırt tuvalete gitmezsin.
* Kilo aldığında dostların sana acıyarak bakmaz.
* Topuklu ayakkabı gibi bir şeyin üstünde hokkabazlık yapmak zorunda değilsin.
* Duş yapman ve giyinmen en fazla on dakika sürer.
* Gereksiz eşyaların bulundugu bir çantayı taşıma alışkanlığın yoktur.
* Ceketini alıp çıkarsın.
* Beşli paket halindeki donların fiyatı, tek bir sütyeninki kadardır.
* 50 yaşına da gelsen kimse evde kaldığını iddia edemez.
* Yüzündeki tüm renkler orjinaldir. Ne silince, ne yağmurda çıkmaz.
* Sohbet ettiğin insanlar, bakışlarını göğüslerine doğru kaydırmaz.
* Her zaman tek parça mayo giyersin.
* Karşı cinsle eşit olduğunu kanıtlamak için adanmış bir ömür süren hemcinslerin yoktur.
* Kahvehaneler, stadyumlar ve bilumum yerler sirf senin daha keyifli bir hayat sürmen için vardır.

Haftanın Sözü 1

"Geçmişi hatırlamayan onu tekrarlamaya mahkumdur."

George Santayana

27 Haziran 2009 Cumartesi

R.I.P MJ


Müzik dünyasının efsane yıldızı Micheal Jackson 50 yaşında LA'daki evinde ölmüş.Allah rahmet eylesin diyelim kendisine.Müslüman olduğuna dair rivayetler vardı geçtiğimiz zamanlarda inşallah doğrudur da imanlı gitmiştir.Müzik piyasasında yaptığı devrimler,çılgın dansları ve milyonlarca satan albümleriyle gerçek bir fenomendi aslında.Yanlız Allah'ın verdiği siyah deriyi beyaza çevirecem derken baya bir yıprandı kendisi.Neyse rahmetli iyi dans eder iyi söylerdi.Hep böyle hatırlamamız dileğiyle.Rest In Peace MJ diyoruz burdan.

En unutulmaz klibi içinse burdan buyuralım.

Vuvuzela


Çıkardığı ses bakımından düşünürsek böyle rahatsız edici bir sesi daha önce duymamışımdır herade.Nedir bu vuvuzela?Konfederasyon Kupası başladığından beri stadlardan eksik olmayan ilginç bir çalgı bu.Ama kendi geleneksel seslerini ve kültürlerini tanıtmada gayet etkili bir çalgıya benziyor.Şimdiden bir sürü yerde eleştrileri var.Anlaşılan iyi reklam yapmış Güney Afrikalılar.Bana göre gelenek ve kültür reklamı bakımından desteklenesi birşey bu Vuvuzela.
işte bu yüzden ForzaVuvuzela

Galiba Gerçek!


Bugünlerde bitmek bilmeyen tartışmalar içindeyiz yine.Zaten gündemi meşgul eden tartışmalar hiç bitmiyor bu ülkede.Hepimizinde bildiği gibi gerçekliği tam bilinmeyen bir belge var ortada.İrtica planıymış.Nasıl bi plansa artık!Askeri Mahkeme diyor kovuşturmaya gerek yok ama diğer yandan bütün hukukçular, siyasiler, demokratlar sivil mahkemelere aktarılıp yeniden araştırılmalı diyor.Ama kimiside diyorki askeriye kendini ele vermek istemiyor oyüzden belgenin üstünü örtmeye çalışıyor.Bana sorarsanız belge tamamen gerçek.Çünkü hem belge gerçek değil deniyor hemde belgeyi sızdıranlar hakkında soruşturma başlatılıyor sizcede bu bir çelişki değil mi?

12 Haziran 2009 Cuma

Altan'dan Orduya


Bugün bir alıntı yapmak istedim.Umarım Ahmet Altan'ın yazısını okuyunca bazı şeylerin farkına varırız.

Ordu uslanmıyor...

Ordu bunu bir türlü anlamıyor. Plan üstüne plan yapıyor. Ona buna iftira atmak, dehşet salmak, panik yaratmak ve insanları bölmek için plan yapan ordu olmaz.İnsan nasıl kanlı sonuçlar verebileceğini bilmese, okuduklarına “takıntılı bir çocuğun yazdığı tuhaflıklar” deyip geçecek ama böyle bir “eylem planı” hazırlayanın, yedi yüz bin askeri olan bir ordu olduğunu bilince, ülkenin başına neler gelebileceğini görüp ürperiyorsunuz. Bu eylem planının hazırlanma tarihi 2009 Nisan. Daha çok yeni. Bizim ordunun kafasının nasıl çalıştığını göstermesi bakımından da ibret verici. Ergenekon sanığı bir emekli subayın evinde ele geçirilmiş. Belge, “şeriat isteyen AKP hükümeti” diye başlıyor.Ordu ya da ordunun “bazı birimleri”, hükümetin “şeriat” istediğine karar vermiş. Ellerinde bir belge var mı?Yok.Onlara “öyle geliyorsa” belgeye ne hacet zaten. Ordu, bir hükümetin “şeriatçı” olduğuna karar verdiğinde “darbe” gerekçesini de kendine göre hazırlamış oluyor. Ve, emrinde çalıştığı hükümete “şeriatçı” etiketini yapıştırıyor. Bizim günlük dilde “Fethullahçılar” dediğimiz Fethullah Gülen Cemaati’nin de “şeriat” getirmek için hükümetle işbirliği yaptığını söylüyor.Bu iki maddeyi yazdıktan sonra da “neler yapılacağını” belirliyor. Önce “AKP içindeki ajanlarını” harekete geçirecek. Bu “ajanlar” kafa karıştırıcı açıklamalar yapacaklar. Sonra ciddi biçimde akıllarını taktıkları anlaşılan Fethullahçılara yönelik operasyon planını yazıyorlar. Bazı maddeler korkunç. Fethullahçıların evlerinde silah bulunması “sağlanacak”. Bu kelime doğrusu bizim çok ilgimizi çekti. “Sağlanacak.” Evlerde silah bulunması nasıl “sağlanır” sizce? Sonra bu cemaat “silahlı terör örgütü” kapsamına sokulacak. Şimdi çok korkunç ve tehlikeli olan bu yaklaşım işte. Fethullahçıların “silahlı terör örgütü” olduğunu düşünmüyor ama çeşitli entrikalarla onların öyle “görünmesini” sağlamayı planlıyor.Bir ordu böyle bir şey yapar mı? Durduk yerde “silahlı terör örgütü” icat eder mi? Onun bunun evinde silah bulunmasını “sağlamak” ordunun işi mi? Gömdükleri mayını temizlemeyi beceremiyorlar ama evlerde silah bulunmasını “sağlamayı” beceriyorlar.Böyle ordu mu olur? Fethullahçılarla PKK’lıların “işbirliği” yaptığına halkın inanmasını sağlayacak haberler yaptırmak da operasyonun parçası. Böylece PKK’ya düşman olan Müslümanlar Fethullahçılara da düşman olacaklar. Farkındaysanız tamamen “bölme” üzerine bir plan bu. Sürekli “birlik ve beraberlikten” söz eden ordu, kendi stratejisini “bölme” üzerine kuruyor.Zaten bu ülkede bütün sistem bu “bölme” üzerine kurulu. Ezilenlerin hepsini bölüp birbirine düşman ediyor. Dindarla Kürdü birbirinden ayırıyor, solcuyu dindara düşman ediyor ve böyle yönetiyor.Bunun için kullandığı en elverişli alet de “milliyetçilik.” Hatta, Ermenistan ve Yunanistan aleyhine haber ve yorumlarla “milliyetçiliği” beslemek de “operasyonun” hedefleri arasında.Bu arada, Ergenekon çetesi üyesi olmaktan yakalanan muvazzaf subayları da koruyacaklarmış.Onların “şeriatla” mücadele eden insanlar olarak sunulmasını sağlayacaklarmış.Bütün bunları da “medyayı” kullanarak gerçekleştirecekler.Ordunun bütün planlarının içinde hep bu “medyaya” rastlıyorsunuz.Medyayı kullanıyorlar ve daima kullanabileceklerini biliyorlar. Ergenekon örgütünün bir parçası ordunun içine uzanıyor.Bunu yakalamaya uğraşmıyorlar.Ergenekon cephaneliğinden ordunun silahları çıkıyor.Bununla da uğraşmıyorlar.Hükümeti şeriatçı ilan etmek ve bir cemaatin üyelerini “silahlı terör örgütü” kılığına sokmak için planlar yapmakla uğraşıyorlar.Bu Fethullahçı denilen insanlar suç işliyorlarsa, devlet “belgelerini” bulur ve yargılar.Devlet, yargı, polis, ordu, “ben bunlardan kuşkulanıyorum, bunların evinde silah bulunmasını sağlayayım” diyemez.Bunu yapmak suçtur.Devletin ve ordunun suç işleme özgürlüğü yoktur.Ordu bunu bir türlü anlamıyor.Plan üstüne plan yapıyor.Ona buna iftira atmak, dehşet salmak, panik yaratmak ve insanları bölmek için plan yapan ordu olmaz.Ordu, ülkeyi savunur ve mümkünse kendi gömdüğü mayınları çıkartmayı becerir.


11 Haziran 2009 Perşembe

Kaká-C.Ronaldo-D.Villa


Kadrosuna kattığı Kaka ve C.Ronaldo'dan sonra David Villa'nın peşine düşmüş Real Madrid.Kutluyoruz Florentino Perez'i durmak yok yola devam koçum.Son günlerin şımarık çocuğu Barça'ya inşallah hakettiği dersi önümüzdeki yıl verecek Madrid.Uzay futbolu öyle olmaz böyle olur diyecek.Çıkacak o El Clássico'nun acısı.Bérnabeu'da 3 kupa bekler seni.Böyle devam.

Türkçe Olimpiyatları


Türkçe'yi dünyada hakettiği bir yere getirmek ve daha yaygın kullanımını sağlamak amacıyla yapılan Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı'nın desteklediği bir yarışma bu.
Birincisi 2003 yılında başlayan ve sadece 17 ülkenin katıldığı bu yarışma yedinci yarışmasında 115 ülkenin öğrencilerine evsahipliği yapmıştır.
Bu yarışma sayesinde yurtdışında dilimiz heyecanla öğrenilmekte ve yarışmada inanılmaz dakikalar yaşanmakta.Şiir, şarkı, sahne oyunları, kompozisyon,
resim, hikaye gibi çeşitli dallarda ortalama 1000 öğrenci yarışıyor her sene.Jüride birçok ünlü yer aldı bu sene; Orhan Hakalmaz, Fatih Kısaparmak, Ebru Gündeş,
Serdar Ortaç,Erhan Güleryüz, Ertuğrul Erkişi, Hakan Şükür, Oktay Kaynarca.Hatta Serdar Ortaç'ın Biri Bana Gelsin adlı Tv programında bu yarışmalar
hakkında yaptığı konuşması gerçekten dinlemeye değer.
Dinlemek için burdan.
Serdar Ortaç'ında dediği gibi bu yarışmayı hangi devlet hangi hükümet yapıyorsa tebrik etmek
lazım:)

10 Haziran 2009 Çarşamba

Çilemizin Adı:515


Her sabah uyandığınızda okula gitmek için önünüzde en az 1 saatlik bir otobüs yolculuğu olduğunu bilmek ne acı şeydir bilir misiniz dostlarım.İşte son 1 yıldır bu çileyi dibine kadar yaşadık.Biz,yani 515 müdavimleri bu çilenin mübtelasıyız.Her sabah Bornova-Ata Durağından Dokuz Eylül İİBF fakületsine kadar neler çektiğimizi bir biz biliriz birde Allah.

İstanbul,Ankara,İzmir de büyümedik biz dostlarım.Ufak şehirlerin adamıyız.Dolmuşa atladın mı en fazla 15 dakikada varırsın gideceğin yere biz böyle gördük böyle büyüdük amma velakin kaderde buda varmış dedik indik bindik indik bindik..

Kimisi hurda kimisi son model..Kimi Eshot kimi İzulaş farketmez geldi mi binersin.Hiç belli olmaz bir daha kaç dakka sonra geleceği.Zaten son zamla 90Kr.luk ücreti KentKartımızdan geçeriz.Yer var mı diye bir şahin bakışı atarız otobüse körüklüdür zaten 515 yoktur başka yolu yoksa o kadar insanı ki çoğu öğrencidir nereye sığdırıcan.Kışın fark etmez nereye oturduğun yer buldun mu kralsın ama yazın..işte yazın tam bir meseledir oturduğun yer.Otobüsün solu giderkende gelirkende güneş alır adamı yakar kavurur.Zaten sizin durağınıza gelene kadar kesin sağda dolmuş olur.Herşeye rağmen oturursun.Takarsın müziğini kulağına başlarsın bu çile ve gam yüklü yolculuğa.

Manyak şoförlerin akrobatik hareketleri eski otobüslerin F-16 motoru ayarındaki sesiyle her lakada koltuktan yarım metre havalanarak ilerlersin caddelerde.Güneş bir yandan ses bir yandan dakika başı zıplamalar bir yandan Buca'ya ya varırsın ya da Allah kerim..

İşte böyle bir derdin insanıyız biz dostlarım.Bunu çeken bilir.Allah düşman başına vermesin böyle keder..




7 Haziran 2009 Pazar

100 Dolar Fark


Mevsim yaz, aylardan Ağustos ayı..

Riviera kıyısında küçük bir kasaba, yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor, yani kasaba bomboş. Herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar. Şans eseri bir otele zengin bir Rus geliyor ve resepsiyona 100 $ bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor.

Otel sahibi parayı hemen alıp, et marketine olan borcunu ödüyor. Market sahibi 100$ kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor. Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu fahişeye götürüyor. Fahişe parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor

Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100$ parasını alarak kasabayı terk ediyor.

Rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor, ancak tüm kasaba borçlarından kurtuluyor ve geleceğe umutla bakıyor..

Topuz Çıkmazı


Bugünlerde tam bir yılan hikayesine dönen Mehmet Topuz transferi ne olacağı belli olmayan bir durum haline geldi.Kayserispor menajeri Süleyman Hurma nın yaptığı açıklamaya ve Fenerbahçe SK nın resmi internet sitesinden yayınlanan yazıya göre Mehmet Topuz resmen Fenerbahçeli.Ama gel gelelim Kayserispor yönetimi ile Mehmet Topuz arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklanan bazı problemler var ortada.Yönetim bu futbolcu için Fenerbahçe ile ama futbolcu kendisi Beşiktaş ile anlaşıyor.Fenerbahçe SK başkanı Aziz Yıldırım'ında dediği gibi bu durumu federasyonun sonuca bağlamasını bekliyoruz.Umarım Mehmet Topuz gibi değerli bir oyuncu kendine yazık etmez.

6 Haziran 2009 Cumartesi

Ama Final İşte


Dostlarım;
Aslına bakarsanız sevmiyorum böyle final haftası var modlarını,msn'e Facebook'a finallleerrrr!!!! yazmayı.Amma velakin cidden bu finaller adamın anasını ağlatıyor ömrümden ömür yiyor.Zaten kalmışım sınıfta ilk yıl,gelir gelmez DEU vurmuş bana sillesini üstümdeki tekrar kalma korkusunun yarattığı baskı beni boğdukça boğuyor.Yılın bu döneminde defalarca aldığım derslere tekrar çalışmak kadar iğrenç bir durum emin olun yok.Boşuna demedik;

Finaller Tuzak Mezuniyet Uzak..

Ömrü boyunca doğru düzgün ders çalışmayı beceremiyen benden kapasitemin üzerinde performans bekleyen,beni 4'er kez aynı dersten bırakan çok saygıdeğer hocalarıma sesleniyorum burdan..

Allah'ınızdan bulun emi?

4 Haziran 2009 Perşembe

The Mother Of All Destiny




Bir efsane daha böylelikle tarih oldu.Severek izlediğimiz John'uyla Derek'yle Sarah'yla özelliklede Cameron'yla bağrımıza bastığımız Terminator: The Sarah Connor Chronicles çok saygıdeğer  FOX TV tarafından reyting sebebiyle 2.sezon sonunda yayından kaldırıldı.Bölüm başına ortalama 20 milyon gibi izlenme rakamlarına ulaşan Lost ayarındaki dizilerle boy ölçüşecek kapasitede olmasada kurgusu ve oyunculuğuyla milyonları ekran başına kitlemişti aslında TSCC.Ülkemizde bu cuma gösterime giren Terminator Salvation'la dizinin finali ne derece uyumlu olur bilinmez ama tek söyleyebileceğimiz onları özleyeceğiz.

3 Haziran 2009 Çarşamba

5-Series Gran Turismo


BMW’nin ince hesaplarla laboratuar ortamında geliştirilmiş yüksek sedanı 5 Serisi GT‘nin üretim modelinin resmi fotoğrafları lansman öncesinde internete sızmış. BMW lansman öncesi model bilgilerinin sızması konusunda en mimli marka olma yolunda ilerliyor. BMW 7 Serisi ve BMW Z4 de bu şekilde markanın kontrolü dışında yayılmıştı internete.

Aracın yeni gelecek olan 5 serisi ile X6 serisi arasında bir ebatta olduğu görülüyor. Model adı olarak BMW GT 530d şeklinde bir isimlendirme seçilmiş. BMW günümüzde; 1, 3, 5, 6, 7 numaralarıyla ve Z4, X3, X5, X6 gibi seri isimlerine ve ayrıca bu serilerde numaraların başına getirdiği M harfiyle en güçlü modellerini tanımlıyordu. Şimdi bu harf ve rakam dünyasında yeni bir kombinasyon da kendine yer buldu. İleride geliştirilmesi planlanan bir X1 modelinin olduğunu da hesaba kattığımızda eğer 5 Series GT modeli tutacak olursa, 1 Serisi GT, 3 Serisi GT gibi yeni yüksek profilli sedanlara hazır olsak iyi olur.

Aracın tasarım detaylarının gelmekte olan yeni 5 serisinde de aynen kullanılacağını söylentiler arasında. 7 serisinin büyük böbrekleri, 5 serisine has agresif farlar. Yeni 5 serisi GT kadar heyecan verici olabilecek mi piyasaya çıktığında acaba?

Çok sayıda resmi için burdan lütfen.

Yeni Kimlik Kartları



Yeni kimlik kartları ha geldi ha gelecek derken henüz hayatımıza yansımadı.Proje henüz pilot uygulama aşamasında ve pilot uygulama kapsamında Bolu'da kartlar dağıtılıyor. Pilot başarılı olursa tüm Türkiye yeni kimlik kartlarına kavuşacak.

Sanırım kredi kartlarındaki chip'lere ve şifrelere kolay alıştık. Bu kartlarda ekstra bir de parmak izi olacakmış. Daha fazla güvenlik yani. Kimliğin kopyalanması, sahte kimlik kullanma imkansız hale geliyor. Ancak kişinin parmak izi tutarsa kimliği kullanacak.

E-Devlet uygulamalarında da yeni kimlik kartları kullanılacak. Dünya'da akıllı kartları kimlik kartları olarak kullanmaya başlayan pek çok ülke var. Ülkemiz bu konuda hızlı çıktı ve teknolojıyı yakın takibe almış görünüyor.

Hadi bakalım hayırlısı, bizim yeni kartlarımız da hayatımızı kolaylaştırır inşallah.
Daha fazla bilgi için EKDS