16 Temmuz 2009 Perşembe

Haftanın Sözü 3

"Bir Öpücük Kesmez Beni"

Murat Başaran

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Asla Unutmadık!


Bosnalı kardeşlerimiz bugün Sırplar tarafından katledilen 8000'e yakın kişiye ağlıyor.1995 yılında BarışGücü'ne bağlı Hollanda askerlerinin bölgeyi güvenli bölge ilan ederek Sırplara teslim etmesi sonucu Srebrenica kasabasında II.Dünya Savaşından bu yana yaşanan en büyük soykırımlardan biri yaşandı.Katliamın üstünden 13 sene geçmiş olmasına rağmen hala yeni toplu mezarlar bulunmakta.

Bu işin haber kısmıydı gelelim benim düşüncelerime.2 çift lafım olacak onlara müsadenizle.

Gram haysiyeti olmayan ömürleri boyunca tarih sahnesindeki tek izleri katliamlar olan,500 yıl boyunca Osmanlı Hakimiyeti altında kalıpta zerrece insanlık öğrenemeyen bu adi insanlara en içten dileklerimle Allah bin belanızı versin diyorum.Elbet sorulacak bunların hesabı sizden.Tarih ve İnsanlık bu yaptıklarınızı unutmuyacakta,affetmeyecekte.Şimdi siktirin gidin gözüm görmesin.

11.07.95 Never Forget Srebrenica

10 Temmuz 2009 Cuma

Bu Ne Çelişki?


Heralde başlıktanda anlaşılacağı gibi herkes konumuzun Ana Muhalefet Partimiz olduğunu anlamıştır.Biran olsun sevinmiştik geçen haftalarda ve aylarda.AB yolunda destekçiyiz bizde istiyoruz AB yi dediler.Sonra acayip şekilde istekli bir şekilde 12 Eylül ve darbecileri yargılayalım yasa çıkarın arkanızdayız destekçiniz dediler.Ama bugün düştükleri hale bak.Şimdi hem çıkan yeni yasaya(mecliste oylamalarına rağmen) itiraz ediyorlar hemde o yasanın AB yolunda yapılması gereken düzenlemelerden biri olduğunu bildikleri halde Anayasa Mahkemesine gidiyorlar.Oysa şöyle kafalarını kaldırıp bir baksalar görecekler AB yetkililerinden gelen olumlu görüşleri.Ne yapıyorsunuz siz bırakın artık halka şov yapmayı gerçi onuda beceremiyorsunuzki...

9 Temmuz 2009 Perşembe

Harç Zammına Dair


YÖK üniversite harçlarına zam yapmış.Örgün öğretimler için zam oranı genelde %8'de kalırken(en azından benim fakültemde) ikinci öğretimlerin harcı resmen 2'ye katlanmış.Oha dedik oha memlekette 2.ögretim adam bırakmıycanız bu ne ya.Dönemde 1080 lirayı kim verecek özel okul mu bu?Hadi bizi geçtim veterinerler ne yapsın.Yazık yavrularıma %500 den fazla zam geldi.Yazık ya tamam kasanız boş anladıkda bari öğrencilere kesmeyin faturayı.O yasayı sunanında onaylayanında taa.neyse inşallah gerekli düzeltmeler yapılır çünkü bu düzen gitmez böyle.


Daha fazla ayrıntı için burdan.

7 Temmuz 2009 Salı

Angels & Demons


Gizem, gerilim, aksiyon filmi.Tom Hanks oynarda kötü mü olur zaten.Kitabıda varmış bunun.Onu okumadığım için bir karşılaştırma yapamıyacam ama okuyanlar filme gitme hayal kırıklığına uğrarsın diyorlar.Benim gibi kitabı okumadıysan izleyince beğeneceğin bir film.Filmde Vatikan'dan alınmak istenen bir intikam anlatılıyor.Tom Hanks ise tarihten yola çıkarak bu komployu engelleyen bir bilim adamı rolünde.Öte yandan Cern Deneyi'nden de bahsediliyor.Komploda Vatikanı yok edecek bomba olarak kullanılan madde Cern'den çıkma.Cern deneyinin ne kadar tehlikeli olduğuna değinmek ister gibi senarist.Şaşırtan ise herhangi bir aşk hikayesi yok filmde.Anlaşılan rutini terkediyorlar yavaş yavaş...

Honduraslaştıramayacaksınız!


Darbe, cunta, ordu göreve vs. kelimeleri çok duyar olduk haberlerde.Yok şurdan cuntacıların belgeleri çıktı yok burdan darbe planı çıktı.Alıştım artık bunlara.Alışmamak elde mi kaç darbe yaşadı bu ülke.Hepside sözde demokrasi getirdi ülkeye.Hala var bu cuntacı mentalite ordunun içinde.Tamamında değil ama azınlık sayılabilecek bir kesim bu.Yani ordunun tamamını suçlamak ayıp olur.Zaten İlker Başbuğ'da gerekli mesajı verdi cuntacılara.Darbe yapabilmenin en temel koşulları arasında gizlilik ve destek gelir.Görüldüğü üzere gizlilik esasını pek uygulayamıyorlar.Destek konusundada yalnız kaldılar artık.80 darbesinde hem halkın hemde ABD'nin desteğini almıştı Evren'in Milli Güvenlik Konseyi.Bugün ikiside desteğini çekti.Halk artık ordunun siyasete karışmasını istemiyor.Zaten istese çoktan bir darbe yaşamıştık.Honduras örneğindede görüldüğü gibi ABD de darbeye karşı.Tepkileri hepimiz okuyoruz.Darbeseverler Honduras'a bakıp iç geçirsinler, "ah keşke orda olsaydım" desinler.Artık darbe dönemi çoktan bitti.Çok şükür artık hepimiz biliyoruz darbenin gelişim değil gerileme getirdiğini...

Haftanın Sözü 2


"İyi olduğunuz için herkesin size adil davranmasını beklemek, vejetaryan olduğunuz için boğanın saldırmayacağını düşünmeye benzer"

Dennis Wholey

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Noluyo lan!


Çin'de olaylar iyice sarpa sardı.Soykırım söylentileri dolanıyor ortalıkta hatta gelen bir maile göre gerçekten soykırım yapılıyor.Çinde işyeri olan bir işadamına çalışanından geliyor bu mail.Uygur Türklerinin canına kasıt var ortada.Uygur Türkleri normal bir protesto yürüyüşü için çıktıklarını söylüyorlar.Öte yandan Çin yönetimide etraftaki Çinlilere saldırıyorlar diyerek dalıyor tanklarla silahlarla.Sonuç ortada 140 ölü bine yakın yaralı.Hemde hepsi Uygur Türklerinden.Bir gazetenin provakasyonu sonucu bu duruma gelindiğide bir başka rivayet.Bakalım Çin'in bu insanlık dışı politikasına AB'den tepki gelicek mi?Bundan daha önemlisi bizim tutumumuz daha etkin rol oynayacak bu olayların çözümünde.Başbakanımız ve diğer yetkililerden iyi bir hamle kaliteli bir protesto bekliyorum Türk kardeşlerimiz için.Allah yardımcıları olsun.

Ata Sporu


Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin final mücadelesinde kazanan Mehmet Yeşilyeşil oldu.Dile kolay tam 648 yıldır yapılıyor bu güreşler.Ata sporumuz bizim vazgeçer miyiz hiç.Ama gel gelelim çok önem vermiyoruz halk olarak.Bürokratlar tarafından bakarsan gerekli destek ve önem verildi güreşlere.Cumhurbaşkanı, Ana Muhalefet Lideri, Bakanlar, TOBB Başkanı, MHP Grup Başkanvekili güreşleri izlediler.Değinilmeye ve bahsedilmeye değer bir konu olarak gördüm kendimce.Sporla ilgilenen ve spor üzerine blog yazan arkadaşlarımız tarafındanda aynı önemin gösterilmesi dileklerimle...

5 Temmuz 2009 Pazar

Paralarını Unutmuşlar!


Çıkan haberlere göre ülkemizde bazı kurum, kuruluş ve kişiler bankalarındaki hesaplarında 10 yıldır herhangi bir işlem uygulamadıkları için hesaplar hazineye aktarılmış.Yani bunlar bildiğin paralarını unutmuşlar bankada:)İnsan parasını unutur mu hiç.Millet parasızlıktan kırılıyo bunlar olan paraları unutuyo.Bir bakımada iyi olmuş aslında hazineye ekstra gelir olmuş.Unutkanlarımız arasında spor klüpleri belediyeler savcılıklar emniyet müdürlükleride var.
Haber için burdan

3 Temmuz 2009 Cuma

BMW X1


BMW'nin yeni mini SUV'u X1 resmi olarak duyurulmuş.Muhtelemen önümüzdeki yılda ülkemizde olur.1 serisinin biraz daha uzamış ve şişmanlamış hali gibi duruyo uzaktan ama fena sayılmaz.Şu sıralar değişik açılımlarda bulunan BMW'nin sahip olduğu çizgiden şaşarak başka segmentlere kaymasını ne derece tasvip edersiniz bilemem ama gerçekten dünyanın en güzel otomobillerini bu adamlar yapıyor. Ve Almaların zevksiz ve ruhsuz olduğu konusundaki ön yargıları bir kez daha kırıyorlar.

Daha fazla bilgi ve resim için burdan.

Jet Hakim


Zamanında hatırlarsınız jet imamlar çıkmıştı.Diğer imamların 2 katı hızda işi bitirip acayip reyting yapıyorlardı.Çoğu insanda onların camisini tercih ediyordu.Dün yeni bir meslek çıktı karşımıza, Jet Hakim:)Ünlü belge davasında serbest bırakılma kararı veren hakimden bahsediyorum.Normal hakim amcalarımız tam 18 gündür incelemişler tartmışlarda tutuklama kararı vermişler.Bizim Jet Amca geldi 2 saatte güzelce! okudu karar verdi serbest bıraktı.Düşünün artık o kadar hızlı.Hadi yine iyisin Jet Amca belki Guinness Rekorlar Kitabı’na adını yazdırırsın.

2 Temmuz 2009 Perşembe

Gizli Mesaj


Eylem planı hakkında daha önce yazdığım Galiba Gerçek adlı yazımdaki şüpheler hala var aklımda.Dahada arttı diyebilirim.Dün Albay Dursun Çiçek tutuklandı.Ardından birde baktık serbest kalmış.Çiçek'in avukatları itirazda bulunarak hukuki yollardan serbest kalmasını sağlamış.14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılmış bu.Heyette üye eksikliği olduğu için yeni hakim atanmış ve serbest bırakılmış Dursun Çiçek.Biraz ilginç hatta şüphe çekici bir durum bana göre.Eylem planı belgesi fotokopi olduğundan yeterli değil tutuklama emri için.Mutlaka başka belgelerle ve dosyalarla ilişkilendirilmişki tutuklanmış Albay Çiçek.Ama sonuçta yine serbest bırakıldı.Sanki birileri tarafından mesaj verilmeye çalışılıyor.Bakın biz demiştik kovuşturmaya yer yok diye der gibi birileri.Bu ülkede hala bizim sözümüz bizim kurallarımız geçerli der gibi bir tavır içindeler.Hiçbir kamu kuruluşu belli bir kesime hitap edemez.Sen tüm halka hitap etki ülkede birlik bütünlük sağlansın.Ama sen bunuda istemiyorsan vay senin haline ozaman!

Acaba Ne Oldu?


Fenerbahçe SK'nın 2 sezondur transfer etmek için çabaladığı Mehmet Topuz transferi hepimizinde bildiği gibi yılan hikayesine dönen bir transfer oldu.Günlerce "Ben Beşiktaşlıyım başka yerde oynamam gerekirse Kayseriye geri dönerim" dedi.Kimsenin aklına gelmezdi Fenerbahçe dışındaki takımlara diğerleri diye hitap edeceği.Evet Mehmet Topuz son röportajında aynen öyle söyledi.Şampiyonlukta ilk favori Fenerbahçe diğerleri sonra gelir demiş.Acaba ne olduda bu futbolcu böyle konuşuyor.Avazı çıktığı kadar Beşiktaşlıyım diyen bu adam nasıl olduda bir gecede Aziz Başkan'ın arabasında görüntüleniyor.Anlaşılan bizim bilmediğimiz çok farklı şeyler dönüyor arka planda.Hayırlısı diyelim...

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Public Enemies


IMDb'ye 9.1 puandan girince şöyle bi durdum düşündüm dedim bundan bi bahsedilir.Başrollerini Johnny Depp ve Christian Bale'nin paylaştığı film ülkemizde 10 Temmuzda gösterime giriyor.Amerika'da 40 yıllırda yaşanan buhran döneminde mafya ve FBI hesaplaşmalarını anlatan film aynı zamanda Hollywood'un en iyi gerçeğe uyurlamalarından biri farz ediliyomuş.He bu arada film "Halk Düşmanları:Amerika'nın en büyük suç dalgası ve FBI'ın doğuşu isimli kitaptan uyarlama.Bir Christian Bale hayranı olarak ülkemize gelmesini heyecanla bekliyorum filmin.İnşallah bahsedildiği kadar iyidir.



Filmle ilgili daha ayrıntılı bilgi için burdan.

Nasıl Başladık?


Nerden geldi aklıma bu blog işi?Belki merak edersiniz diye yazayım dedim:)Birgün arkadaşlarımdan biri yazmış msn iletisine blog falan reklam yapıyor.Ne bu dedim.Adamım blog yazıyorum dedi.Catenaccio adlı bir blog, kurucusu adozzi21, spor üzerine yazıyor arkadaşımız.Girdim baktım inceledim hoşuma gitti ama gereksiz dedim kendimce.Bunu okuyunca kırılcak belki ama boş iş gibi geldi bana.İlk ozaman duydum bu blog muhabbetini.Gelelim bizim nerden aklımıza geldi bu blogu açmak.Kariyer günleri vardı okulumuzda.Nadir girdiğimiz konferanslardan biriydi.Markalaşma üzerine güzel öneriler yoğun konuşmalar yapıldı.Konuşmacı baya etkiledi bizi blog yazın kendi markanız olsun dedi.Biz aldık gazı burdan:)Çıktık konferanstan oturduk 4 kişi.İşte orda kuruldu bu blog.1 saatlik Buca-Bornova otobüs hattında koyduk ismini.Sonradan birimiz çekildi olsun canı sağolsun.Başlarda gereksiz dediğim blog muhabbetine bende girmiş oldum.Nerden bileydim bu kadar zevkli birşey olduğunu:)İnsan yazdığının okunduğunu hissedince bi farklı oluyor yaşamak lazım bu duyguyu.Yazmaya teşvik ediyor insanı.İşte böyle başladık biz.Allah hepimize başarılar nasip etsin bu yolda.Desteğinizi esirgemeyin.

30 Haziran 2009 Salı

Erkek Olmanın Dayanılmaz Keyfi


Geçenlerde mail geldi arkadaşımdan hoşuma gitti.Normalde biraz daha uzundu ama kısalttım kendimce.Okudukça şükrediyorum erkek olduğuma meğer kız olmak ne zormuş:)

Erkek Olmanın Dayanılmaz Keyfi
* Kolundaki, bacağındaki tüyleri mütemadiyen aldırmak zorunda değilsin.
* Bıyıkların utanç değil, çoğu zaman övünç kaynağıdır.
* Beş günlük tatil için ufak bir çanta yeter.
* Her kavanozu tek başına açma kabiliyetine sahipsin.
* Makyaj tazeleme sorunun olmadığı için zırt pırt tuvalete gitmezsin.
* Kilo aldığında dostların sana acıyarak bakmaz.
* Topuklu ayakkabı gibi bir şeyin üstünde hokkabazlık yapmak zorunda değilsin.
* Duş yapman ve giyinmen en fazla on dakika sürer.
* Gereksiz eşyaların bulundugu bir çantayı taşıma alışkanlığın yoktur.
* Ceketini alıp çıkarsın.
* Beşli paket halindeki donların fiyatı, tek bir sütyeninki kadardır.
* 50 yaşına da gelsen kimse evde kaldığını iddia edemez.
* Yüzündeki tüm renkler orjinaldir. Ne silince, ne yağmurda çıkmaz.
* Sohbet ettiğin insanlar, bakışlarını göğüslerine doğru kaydırmaz.
* Her zaman tek parça mayo giyersin.
* Karşı cinsle eşit olduğunu kanıtlamak için adanmış bir ömür süren hemcinslerin yoktur.
* Kahvehaneler, stadyumlar ve bilumum yerler sirf senin daha keyifli bir hayat sürmen için vardır.

Haftanın Sözü 1

"Geçmişi hatırlamayan onu tekrarlamaya mahkumdur."

George Santayana

27 Haziran 2009 Cumartesi

R.I.P MJ


Müzik dünyasının efsane yıldızı Micheal Jackson 50 yaşında LA'daki evinde ölmüş.Allah rahmet eylesin diyelim kendisine.Müslüman olduğuna dair rivayetler vardı geçtiğimiz zamanlarda inşallah doğrudur da imanlı gitmiştir.Müzik piyasasında yaptığı devrimler,çılgın dansları ve milyonlarca satan albümleriyle gerçek bir fenomendi aslında.Yanlız Allah'ın verdiği siyah deriyi beyaza çevirecem derken baya bir yıprandı kendisi.Neyse rahmetli iyi dans eder iyi söylerdi.Hep böyle hatırlamamız dileğiyle.Rest In Peace MJ diyoruz burdan.

En unutulmaz klibi içinse burdan buyuralım.

Vuvuzela


Çıkardığı ses bakımından düşünürsek böyle rahatsız edici bir sesi daha önce duymamışımdır herade.Nedir bu vuvuzela?Konfederasyon Kupası başladığından beri stadlardan eksik olmayan ilginç bir çalgı bu.Ama kendi geleneksel seslerini ve kültürlerini tanıtmada gayet etkili bir çalgıya benziyor.Şimdiden bir sürü yerde eleştrileri var.Anlaşılan iyi reklam yapmış Güney Afrikalılar.Bana göre gelenek ve kültür reklamı bakımından desteklenesi birşey bu Vuvuzela.
işte bu yüzden ForzaVuvuzela

Galiba Gerçek!


Bugünlerde bitmek bilmeyen tartışmalar içindeyiz yine.Zaten gündemi meşgul eden tartışmalar hiç bitmiyor bu ülkede.Hepimizinde bildiği gibi gerçekliği tam bilinmeyen bir belge var ortada.İrtica planıymış.Nasıl bi plansa artık!Askeri Mahkeme diyor kovuşturmaya gerek yok ama diğer yandan bütün hukukçular, siyasiler, demokratlar sivil mahkemelere aktarılıp yeniden araştırılmalı diyor.Ama kimiside diyorki askeriye kendini ele vermek istemiyor oyüzden belgenin üstünü örtmeye çalışıyor.Bana sorarsanız belge tamamen gerçek.Çünkü hem belge gerçek değil deniyor hemde belgeyi sızdıranlar hakkında soruşturma başlatılıyor sizcede bu bir çelişki değil mi?

12 Haziran 2009 Cuma

Altan'dan Orduya


Bugün bir alıntı yapmak istedim.Umarım Ahmet Altan'ın yazısını okuyunca bazı şeylerin farkına varırız.

Ordu uslanmıyor...

Ordu bunu bir türlü anlamıyor. Plan üstüne plan yapıyor. Ona buna iftira atmak, dehşet salmak, panik yaratmak ve insanları bölmek için plan yapan ordu olmaz.İnsan nasıl kanlı sonuçlar verebileceğini bilmese, okuduklarına “takıntılı bir çocuğun yazdığı tuhaflıklar” deyip geçecek ama böyle bir “eylem planı” hazırlayanın, yedi yüz bin askeri olan bir ordu olduğunu bilince, ülkenin başına neler gelebileceğini görüp ürperiyorsunuz. Bu eylem planının hazırlanma tarihi 2009 Nisan. Daha çok yeni. Bizim ordunun kafasının nasıl çalıştığını göstermesi bakımından da ibret verici. Ergenekon sanığı bir emekli subayın evinde ele geçirilmiş. Belge, “şeriat isteyen AKP hükümeti” diye başlıyor.Ordu ya da ordunun “bazı birimleri”, hükümetin “şeriat” istediğine karar vermiş. Ellerinde bir belge var mı?Yok.Onlara “öyle geliyorsa” belgeye ne hacet zaten. Ordu, bir hükümetin “şeriatçı” olduğuna karar verdiğinde “darbe” gerekçesini de kendine göre hazırlamış oluyor. Ve, emrinde çalıştığı hükümete “şeriatçı” etiketini yapıştırıyor. Bizim günlük dilde “Fethullahçılar” dediğimiz Fethullah Gülen Cemaati’nin de “şeriat” getirmek için hükümetle işbirliği yaptığını söylüyor.Bu iki maddeyi yazdıktan sonra da “neler yapılacağını” belirliyor. Önce “AKP içindeki ajanlarını” harekete geçirecek. Bu “ajanlar” kafa karıştırıcı açıklamalar yapacaklar. Sonra ciddi biçimde akıllarını taktıkları anlaşılan Fethullahçılara yönelik operasyon planını yazıyorlar. Bazı maddeler korkunç. Fethullahçıların evlerinde silah bulunması “sağlanacak”. Bu kelime doğrusu bizim çok ilgimizi çekti. “Sağlanacak.” Evlerde silah bulunması nasıl “sağlanır” sizce? Sonra bu cemaat “silahlı terör örgütü” kapsamına sokulacak. Şimdi çok korkunç ve tehlikeli olan bu yaklaşım işte. Fethullahçıların “silahlı terör örgütü” olduğunu düşünmüyor ama çeşitli entrikalarla onların öyle “görünmesini” sağlamayı planlıyor.Bir ordu böyle bir şey yapar mı? Durduk yerde “silahlı terör örgütü” icat eder mi? Onun bunun evinde silah bulunmasını “sağlamak” ordunun işi mi? Gömdükleri mayını temizlemeyi beceremiyorlar ama evlerde silah bulunmasını “sağlamayı” beceriyorlar.Böyle ordu mu olur? Fethullahçılarla PKK’lıların “işbirliği” yaptığına halkın inanmasını sağlayacak haberler yaptırmak da operasyonun parçası. Böylece PKK’ya düşman olan Müslümanlar Fethullahçılara da düşman olacaklar. Farkındaysanız tamamen “bölme” üzerine bir plan bu. Sürekli “birlik ve beraberlikten” söz eden ordu, kendi stratejisini “bölme” üzerine kuruyor.Zaten bu ülkede bütün sistem bu “bölme” üzerine kurulu. Ezilenlerin hepsini bölüp birbirine düşman ediyor. Dindarla Kürdü birbirinden ayırıyor, solcuyu dindara düşman ediyor ve böyle yönetiyor.Bunun için kullandığı en elverişli alet de “milliyetçilik.” Hatta, Ermenistan ve Yunanistan aleyhine haber ve yorumlarla “milliyetçiliği” beslemek de “operasyonun” hedefleri arasında.Bu arada, Ergenekon çetesi üyesi olmaktan yakalanan muvazzaf subayları da koruyacaklarmış.Onların “şeriatla” mücadele eden insanlar olarak sunulmasını sağlayacaklarmış.Bütün bunları da “medyayı” kullanarak gerçekleştirecekler.Ordunun bütün planlarının içinde hep bu “medyaya” rastlıyorsunuz.Medyayı kullanıyorlar ve daima kullanabileceklerini biliyorlar. Ergenekon örgütünün bir parçası ordunun içine uzanıyor.Bunu yakalamaya uğraşmıyorlar.Ergenekon cephaneliğinden ordunun silahları çıkıyor.Bununla da uğraşmıyorlar.Hükümeti şeriatçı ilan etmek ve bir cemaatin üyelerini “silahlı terör örgütü” kılığına sokmak için planlar yapmakla uğraşıyorlar.Bu Fethullahçı denilen insanlar suç işliyorlarsa, devlet “belgelerini” bulur ve yargılar.Devlet, yargı, polis, ordu, “ben bunlardan kuşkulanıyorum, bunların evinde silah bulunmasını sağlayayım” diyemez.Bunu yapmak suçtur.Devletin ve ordunun suç işleme özgürlüğü yoktur.Ordu bunu bir türlü anlamıyor.Plan üstüne plan yapıyor.Ona buna iftira atmak, dehşet salmak, panik yaratmak ve insanları bölmek için plan yapan ordu olmaz.Ordu, ülkeyi savunur ve mümkünse kendi gömdüğü mayınları çıkartmayı becerir.


11 Haziran 2009 Perşembe

Kaká-C.Ronaldo-D.Villa


Kadrosuna kattığı Kaka ve C.Ronaldo'dan sonra David Villa'nın peşine düşmüş Real Madrid.Kutluyoruz Florentino Perez'i durmak yok yola devam koçum.Son günlerin şımarık çocuğu Barça'ya inşallah hakettiği dersi önümüzdeki yıl verecek Madrid.Uzay futbolu öyle olmaz böyle olur diyecek.Çıkacak o El Clássico'nun acısı.Bérnabeu'da 3 kupa bekler seni.Böyle devam.

Türkçe Olimpiyatları


Türkçe'yi dünyada hakettiği bir yere getirmek ve daha yaygın kullanımını sağlamak amacıyla yapılan Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı'nın desteklediği bir yarışma bu.
Birincisi 2003 yılında başlayan ve sadece 17 ülkenin katıldığı bu yarışma yedinci yarışmasında 115 ülkenin öğrencilerine evsahipliği yapmıştır.
Bu yarışma sayesinde yurtdışında dilimiz heyecanla öğrenilmekte ve yarışmada inanılmaz dakikalar yaşanmakta.Şiir, şarkı, sahne oyunları, kompozisyon,
resim, hikaye gibi çeşitli dallarda ortalama 1000 öğrenci yarışıyor her sene.Jüride birçok ünlü yer aldı bu sene; Orhan Hakalmaz, Fatih Kısaparmak, Ebru Gündeş,
Serdar Ortaç,Erhan Güleryüz, Ertuğrul Erkişi, Hakan Şükür, Oktay Kaynarca.Hatta Serdar Ortaç'ın Biri Bana Gelsin adlı Tv programında bu yarışmalar
hakkında yaptığı konuşması gerçekten dinlemeye değer.
Dinlemek için burdan.
Serdar Ortaç'ında dediği gibi bu yarışmayı hangi devlet hangi hükümet yapıyorsa tebrik etmek
lazım:)

10 Haziran 2009 Çarşamba

Çilemizin Adı:515


Her sabah uyandığınızda okula gitmek için önünüzde en az 1 saatlik bir otobüs yolculuğu olduğunu bilmek ne acı şeydir bilir misiniz dostlarım.İşte son 1 yıldır bu çileyi dibine kadar yaşadık.Biz,yani 515 müdavimleri bu çilenin mübtelasıyız.Her sabah Bornova-Ata Durağından Dokuz Eylül İİBF fakületsine kadar neler çektiğimizi bir biz biliriz birde Allah.

İstanbul,Ankara,İzmir de büyümedik biz dostlarım.Ufak şehirlerin adamıyız.Dolmuşa atladın mı en fazla 15 dakikada varırsın gideceğin yere biz böyle gördük böyle büyüdük amma velakin kaderde buda varmış dedik indik bindik indik bindik..

Kimisi hurda kimisi son model..Kimi Eshot kimi İzulaş farketmez geldi mi binersin.Hiç belli olmaz bir daha kaç dakka sonra geleceği.Zaten son zamla 90Kr.luk ücreti KentKartımızdan geçeriz.Yer var mı diye bir şahin bakışı atarız otobüse körüklüdür zaten 515 yoktur başka yolu yoksa o kadar insanı ki çoğu öğrencidir nereye sığdırıcan.Kışın fark etmez nereye oturduğun yer buldun mu kralsın ama yazın..işte yazın tam bir meseledir oturduğun yer.Otobüsün solu giderkende gelirkende güneş alır adamı yakar kavurur.Zaten sizin durağınıza gelene kadar kesin sağda dolmuş olur.Herşeye rağmen oturursun.Takarsın müziğini kulağına başlarsın bu çile ve gam yüklü yolculuğa.

Manyak şoförlerin akrobatik hareketleri eski otobüslerin F-16 motoru ayarındaki sesiyle her lakada koltuktan yarım metre havalanarak ilerlersin caddelerde.Güneş bir yandan ses bir yandan dakika başı zıplamalar bir yandan Buca'ya ya varırsın ya da Allah kerim..

İşte böyle bir derdin insanıyız biz dostlarım.Bunu çeken bilir.Allah düşman başına vermesin böyle keder..




7 Haziran 2009 Pazar

100 Dolar Fark


Mevsim yaz, aylardan Ağustos ayı..

Riviera kıyısında küçük bir kasaba, yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor, yani kasaba bomboş. Herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar. Şans eseri bir otele zengin bir Rus geliyor ve resepsiyona 100 $ bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor.

Otel sahibi parayı hemen alıp, et marketine olan borcunu ödüyor. Market sahibi 100$ kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor. Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu fahişeye götürüyor. Fahişe parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor

Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100$ parasını alarak kasabayı terk ediyor.

Rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor, ancak tüm kasaba borçlarından kurtuluyor ve geleceğe umutla bakıyor..

Topuz Çıkmazı


Bugünlerde tam bir yılan hikayesine dönen Mehmet Topuz transferi ne olacağı belli olmayan bir durum haline geldi.Kayserispor menajeri Süleyman Hurma nın yaptığı açıklamaya ve Fenerbahçe SK nın resmi internet sitesinden yayınlanan yazıya göre Mehmet Topuz resmen Fenerbahçeli.Ama gel gelelim Kayserispor yönetimi ile Mehmet Topuz arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklanan bazı problemler var ortada.Yönetim bu futbolcu için Fenerbahçe ile ama futbolcu kendisi Beşiktaş ile anlaşıyor.Fenerbahçe SK başkanı Aziz Yıldırım'ında dediği gibi bu durumu federasyonun sonuca bağlamasını bekliyoruz.Umarım Mehmet Topuz gibi değerli bir oyuncu kendine yazık etmez.

6 Haziran 2009 Cumartesi

Ama Final İşte


Dostlarım;
Aslına bakarsanız sevmiyorum böyle final haftası var modlarını,msn'e Facebook'a finallleerrrr!!!! yazmayı.Amma velakin cidden bu finaller adamın anasını ağlatıyor ömrümden ömür yiyor.Zaten kalmışım sınıfta ilk yıl,gelir gelmez DEU vurmuş bana sillesini üstümdeki tekrar kalma korkusunun yarattığı baskı beni boğdukça boğuyor.Yılın bu döneminde defalarca aldığım derslere tekrar çalışmak kadar iğrenç bir durum emin olun yok.Boşuna demedik;

Finaller Tuzak Mezuniyet Uzak..

Ömrü boyunca doğru düzgün ders çalışmayı beceremiyen benden kapasitemin üzerinde performans bekleyen,beni 4'er kez aynı dersten bırakan çok saygıdeğer hocalarıma sesleniyorum burdan..

Allah'ınızdan bulun emi?

4 Haziran 2009 Perşembe

The Mother Of All Destiny




Bir efsane daha böylelikle tarih oldu.Severek izlediğimiz John'uyla Derek'yle Sarah'yla özelliklede Cameron'yla bağrımıza bastığımız Terminator: The Sarah Connor Chronicles çok saygıdeğer  FOX TV tarafından reyting sebebiyle 2.sezon sonunda yayından kaldırıldı.Bölüm başına ortalama 20 milyon gibi izlenme rakamlarına ulaşan Lost ayarındaki dizilerle boy ölçüşecek kapasitede olmasada kurgusu ve oyunculuğuyla milyonları ekran başına kitlemişti aslında TSCC.Ülkemizde bu cuma gösterime giren Terminator Salvation'la dizinin finali ne derece uyumlu olur bilinmez ama tek söyleyebileceğimiz onları özleyeceğiz.

3 Haziran 2009 Çarşamba

5-Series Gran Turismo


BMW’nin ince hesaplarla laboratuar ortamında geliştirilmiş yüksek sedanı 5 Serisi GT‘nin üretim modelinin resmi fotoğrafları lansman öncesinde internete sızmış. BMW lansman öncesi model bilgilerinin sızması konusunda en mimli marka olma yolunda ilerliyor. BMW 7 Serisi ve BMW Z4 de bu şekilde markanın kontrolü dışında yayılmıştı internete.

Aracın yeni gelecek olan 5 serisi ile X6 serisi arasında bir ebatta olduğu görülüyor. Model adı olarak BMW GT 530d şeklinde bir isimlendirme seçilmiş. BMW günümüzde; 1, 3, 5, 6, 7 numaralarıyla ve Z4, X3, X5, X6 gibi seri isimlerine ve ayrıca bu serilerde numaraların başına getirdiği M harfiyle en güçlü modellerini tanımlıyordu. Şimdi bu harf ve rakam dünyasında yeni bir kombinasyon da kendine yer buldu. İleride geliştirilmesi planlanan bir X1 modelinin olduğunu da hesaba kattığımızda eğer 5 Series GT modeli tutacak olursa, 1 Serisi GT, 3 Serisi GT gibi yeni yüksek profilli sedanlara hazır olsak iyi olur.

Aracın tasarım detaylarının gelmekte olan yeni 5 serisinde de aynen kullanılacağını söylentiler arasında. 7 serisinin büyük böbrekleri, 5 serisine has agresif farlar. Yeni 5 serisi GT kadar heyecan verici olabilecek mi piyasaya çıktığında acaba?

Çok sayıda resmi için burdan lütfen.

Yeni Kimlik Kartları



Yeni kimlik kartları ha geldi ha gelecek derken henüz hayatımıza yansımadı.Proje henüz pilot uygulama aşamasında ve pilot uygulama kapsamında Bolu'da kartlar dağıtılıyor. Pilot başarılı olursa tüm Türkiye yeni kimlik kartlarına kavuşacak.

Sanırım kredi kartlarındaki chip'lere ve şifrelere kolay alıştık. Bu kartlarda ekstra bir de parmak izi olacakmış. Daha fazla güvenlik yani. Kimliğin kopyalanması, sahte kimlik kullanma imkansız hale geliyor. Ancak kişinin parmak izi tutarsa kimliği kullanacak.

E-Devlet uygulamalarında da yeni kimlik kartları kullanılacak. Dünya'da akıllı kartları kimlik kartları olarak kullanmaya başlayan pek çok ülke var. Ülkemiz bu konuda hızlı çıktı ve teknolojıyı yakın takibe almış görünüyor.

Hadi bakalım hayırlısı, bizim yeni kartlarımız da hayatımızı kolaylaştırır inşallah.
Daha fazla bilgi için EKDS

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Ezeli Rekabet Ebedi Dostluk

Ali Sami Yen'deki futboldan uzak geceyi unutmak ve unutturmak amacıyla 19 Mayıs'ta tarafsız saha
İnönü'deki dostluk maçı için çaba harcayan herkese teşekkürler takdire şayan bir haraket gerçekten.Türk futbolunun başını çeken bu iki büyük takıma yakışanda buydu zaten.

"Huzeyfe"


10 Mayıs 2009 Pazar

My Brute


Diğer online oyunlar gibi zaman kaybettirmeyen, sizi bilgisayar başına kitlemeyen, günde sadece 2 dakikanızı ayırıp keyifle karakterinizi geliştirebileceğiniz mizah anlayışı çok geniş eğlenceli bir oyun.Bu ara fena sardı.Şiddetle tavsiye ederim.

Link için burdan buyurun.


 Yok ben illa seni dövücem diyosanız;


"M.Vefa"

Anne..


Annelerimiz kadar bir damla gözyaşımıza bu kadar üzülebilen,bizi bizden daha çok düşünen başka bir canan var mıdır acaba?Pabucunun tozu uğruna ölünen vatan toprağı kadar aziz, ayaklarının altıysa en şanlı komutanlar kadar yücedir.

Evladından ötürü teselli bulup tebessüm ettiği gibi,sel sel olan gözyaşları arasında boğulduğuda olur onun.Öyle ki annelik bir kadının sahip olabileceği en güzel sıfattır.Kim ağladı,kim terledi onun kadar sizin için?Uğruna kendinizi şişelere vurduğunuz aşkınız mı yoksa onun için başınızı belaya soktuğunuz arkadaşlarınız mı?

Güldür annem tutarken kırmaktan korktuğum
Sümbüldür annem kokusuna doyamadığım..

Şefkatin yeryüzündeki tecellisi olan tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.

Tektaş yüzüğe gerek yok sarılın ve gülümseyin yeter.

"Bahattin"